Yükleniyor
Sol

Gölge

Gölge
 
Yürüyen Haşere Çeşitleri - Balıkesir Böcek İlaçlama | 0 533 771 43 16 – Balıkesir Haşere İlaçlama
Yürüyen Haşere Çeşitleri
 
Bilimsel Adı Anobuim punctatum AĞAÇ KURDU
Ağaç Kurdu - Tahta Kurdunun Dış Görünümü Yaygın görülen tahta kurtları, yumurta, larva (kurt-benzeri), pupa ve ergin evrelerinden geçerek tam metamorfoza uğrarlar. Yaşam döngüleri, çevresel koşullara bağlı olarak yaklaşık 1 ile 3 yıl içerisinde tamamlanır. Ergin tahta kurtları, 6 mm uzunluğunda, oval şekilli, kırmızımsı kahverengi veya daha koyu renktedir. Yukarıdan bakıldığında, tahta kurdunun başı görülmez ve erginleri ahşaplara zarar vermez. Larva evresinde bu böcek küçük bir kurtçuğa benzer. Ergin haldeyken, yaklaşık 6 mm uzunluğunda ve beyazımsı renktedir. Larva evresinde bu böcekler ahşaba zarar verir. Türkiye’nin büyük kısmında yaygın olan tahta kurdu halk arasında ağaç kurdu olarak da bilinir. Davranışı, Beslenmesi ve Alışkanlıkları Tahta kurdu, genellikle 10 veya daha fazla yıllık olan mevsimsel sert ve yumuşak ağaçları istila eder. Yaygın tahta kurdunun varlığı, etrafında böcek dışkısı olarak bilinen ince toz benzeri “talaş” görülen 3 mm çapında küçük deliklerden anlaşılır. Ağacın iç kısmından beslenen larvalar “talaş” üretirler. Ağacı kemirerek iç kısımdan yüzeye doğru ortaya çıkan tahta kurtları delikler oluşturur. Yaygın tahta kurdu çoğunlukla ahşap eşyalara zarar vermekle birlikte döşeme ve döşeme altı boşluklarında, ahşap kaplamalarda ve evin diğer nemli bölümlerindeki ahşaplara da zarar verir. Ağaç kurdu - Tahta Kurdu Hakkında Diğer Bilgiler Ahşap zararlısı böcek problemini etkin bir şekilde çözmek oldukça zordur ve mücadele programı ele alındığında, birçok faktörün göz önüne alınması gerekir. İlk zorluklardan birisi hasara neden olan böceği doğru şekilde belirlemektir. Belirlemek nadiren kolaydır ve böceğin görünüşü ile birlikte yaşına, türüne ve zarar verdikleri ağacın nem içeriğine bağlıdır. Böcek türünü bilmek, böceklerin hareket ve davranışlarını anlayabilmeyi sağlar ve bu da işe yarayacak mücadele yöntemleri geliştirmede oldukça önemlidir. Bu yüzden, “kendi kendine yardım” önlemlerinden ziyade deneyimli haşere mücadele uzmanına danışmak daima akıllıcadır. 

Latince Adı Order Scorpiones AKREP
Akrebin Dış Görünümü Akrepler, sekiz bacaklı bir eklem bacaklı türüdür. Örümceklerle, uyuz böcekleriyle, kenelerle ve diğer eklem bacaklılarla akrabadırlar. Akrebin anatomisi sefalotoraks denilen, aynı zamanda karın/opistozoma olarak da adlandırılan iki kısımdan oluşur. Uzatılmış bir gövdesi ve ucunda akrebin iğnesi bulunan parçalı ve erektil bir kuyruğu vardır. Akrebin sefalotoraksı koruyan, sert ve kemiksi bir kabuğu vardır. Bu kabuk aynı zamanda bir çift orta gözü destekler. Akrebin Yaşamı Akrepler, gececi yırtıcı hayvanlardır ve örümceklerden, kırkayaklardan, birçok çeşit böcekten ve hatta başka akreplerden beslenirler. Akreplerin büyük çoğunluğu sıcak ve kuru iklimi tercih ederler. Akrepleri diğer eklem bacaklılardan ayıran en belirgin özellikleri görünüşleridir. Bir çift güçlü kıskacı, dört çift ayağı ve en uzun segmentin ucunda akrebin güçlü iğnesinin bulunduğu çok segmentli bir kuyruğu vardır. Başlarının tam ortasında iki adet gözü ve kenarlarda birkaç tane daha gözleri olsa da, akreplerin görme gücü zayıftır. Genellikle dolaşırken dokunma duyularını daha çok kullanırlar. Kurbanları yaklaştığı zaman titreşimlerden bunu hissedebilirler. Akrebin İğnesi Akrepler, uzun bir gövdeye ve ucunda keskin ve zehirli iğnelerinin bulunduğu segmentli kuyruklara sahiptirler. Bu iğneler, hem saldırı hem de savunma için kullanılan dikenli organlardır. Akrepler, tek bir batırışta zehirli bir yara yaratma gücüne sahip bir zehir bezine sahiptirler. Akrepler birçok kere sokabilirler ama zehirlerini yenilemek için zamana ihtiyaçları vardır. Akrebin kavisli kuyruğunun ucunda kıvrımlı iğnesi bulunur ve akrep bunu böcekler ve örümcekler gibi kurbanlarını paralize etmek ve öldürmek için kullanırlar. Akrepler, kurbanlarını sokabilmek için büyük ön kıskaçlarıyla kurbanlarını yakalayıp tutarlar. Bu iğnelerden çıkan zehir, akrebin kurbanlarını hareketsiz hale getirecek kadar güçlüdür ve hatta bazı akrepler insan ölümüne neden olabilecek derecede güçlü bir zehire sahiptirler. Yapılan çalışmalara göre, tek bir akrep cinsinde 40 ile 50 adet arasında toksin bulunmaktadır. Bununla birlikte, 1.500 adet bilinen akrep cinsi arasında sadece 50 türü insan hayatı için tehlike oluşturur. Genellikle akrep ısırıkları, sokulan kişinin akrep zehirine alerjisi olmadığı sürece, eşek arısı sokmasına benzer bir acı ve şişlik verir. Yine de bazı akreplerin öldürücü zehire sahip olmalarından dolayı akrepler, genelde korkulan hayvanlardır. 

Latince Adı Blattella germanica ALMAN HAMAM BÖCEĞİ
Dış Görünüm Alman hamam böcekleri, dünyada da yaygın olarak bilinen iç mekân böcekleridir. Yetişkin olanları açık kahverengi ya da esmer renkleri ve pronotumları üzerinde başlarının gerisinden başlayan iki adet paralel siyah çizgileri sayesinde kolayca tanınırlar. Boyları 13-16 mm arasındadır. Daha küçük olan yavru hamam böcekleri daha koyu renkte, neredeyse simsiyah, olurlar ve başlarının arkasında beyaz çizgiler vardır. Alman hamam böceklerinin kanatları olsa da çok seyrek uçarlar ve daha çok koşmayı tercih ederler. Davranışı, Beslenmesi ve Alışkanlıkları Tropik iklimlerde dışarıda yaşamaları mümkün olsa da Alman hamam böcekleri genellikle iç mekânlarda ve çoğunlukla da mekânın daha sıcak ve nemli yerlerinde görülürler. Evlerde, genellikle, mutfaklarda ve banyolarda görülseler de yiyecek ve nemin bulunduğu her yere gidebilirler. Alman hamam böcekleri, genellikle kutular, torbalar ve karton kutular aracılığıyla evlere ya da binalara girerler. İkinci el ev eşyalarıyla birlikte bile evlere girmeleri de mümkündür. Birçok dairenin bulunduğu apartmanlarda, Alman hamam böcekleri kolaylıkla bir daireden diğerine ortak borular üzerinden gidebilirler. Alman hamam böcekleri leşçil hayvanlardır ve diş macunu, sabun ve kitap ciltleri de dâhil, var olan bütün yiyecek kaynaklarından beslenebilirler. Bu haşereler, özellikle en az miktarda bulunan yiyecek kaynaklarından bile kırıntılarla, hatta gece bulaşıklıkta bırakılmış kirli tabak ve çanaklardan beslenebilmeleriyle bilinirler. Üreme Alman hamam böcekleri aynı zamanda hızlı üremeleriyle de bilinirler. Dişi Alman hamam böcekleri sadece bir defa çiftleşerek yeni böcekler üretebilir. Dişiler çiftleşmeden sonra, normal koşullar altında, tüm hayatları boyunca 4-6 yumurta kesesi üretir. Ootheka da denilen bu keselerin her birinde 30 ile 40 arasında yumurta bulunur. Bu kese, dişi Alman hamam böceği tarafından yumurtalar çatlamadan bir ya da iki gün öncesine kadar taşınır. Koşullara bağlı olarak yumurtadan erişkin böceğe 54 ile 215 gün arasında ulaşılır. Genelde ortalama 100 gün civarındadır. Yetişkin olduktan sonra Alman hamam böcekleri 100 ile 200 gün arasında bir süre yaşarlar. Alman Hamam Böceği İstilasının Belirtileri Dışkıları Alman hamam böceklerinin dışkıları, küçük ve koyu renkte olup tezgâhların üzerinde ya da çekmecelerde “karabiber döküntüsü” gibi dururlar. Dışkılarının izleri, odaların köşelerinde, kapıların üzerinde ya da duvardaki küçük çatlaklarda ve boşluklarda koyu noktalar ya da izler olarak görülürler. Yumurta Kapsülleri Dişi Alman hamam böcekleri yumurta keselerini yumurtlamadan bir ya da iki gün öncesine kadar taşıdıkları için, etrafta boş keseler görülebilir. Koku Alman hamam böcekleri, aynı zamanda, birçok değişik koku çıkartmalarıyla da bilinirler. Sayılarının fazla olduğu yerlerde, hafif ve çoğu zaman “küflü” olarak tanımlanan bir koku hissedilmesi mümkündür. Diğer Bilgiler Türkiye’de görülen Oryantal hamam böcekleri (Karafatma) çoğu zaman Alman hamam böcekleriyle karıştırılır. Görünüşleri benzese de, davranışlarındaki farklılıklar ikisini birbirinden ayırır. Alman hamam böcekleri binaların içinde yaşayan haşereler olarak bilinirler ve genellikle yüksek nemin ve sıcaklığın olduğu yerlerde görülürler. Oryantal hamam böcekleri ise genellikle kanalizasyonlarda, su giderlerinde yaşarlar, dış mekânlarda görülürler ve sadece nadiren binalara gelirler. Alman hamam böcekleri ayrıca, E. coli, Salmonella spp. ve tifo dahil birçok hastalık mikrobu taşımalarıyla da bilinir. Yeni yapılan çalışmalar göstermiştir ki İstanbul gibi büyük metropol şehirlerde çocuklarda görülen astım hastalığıyla Alman hamam böceği varlığı arasında doğrudan bir ilişki vardır.

Latince Adı Chilopoda ÇİYAN
Sınıfı Dış Görünümü Çıyan, çıyangiller sınıfına aittir. Kırkayaklarla benzerliklerinden dolayı “kırk ayaklı” olduğu düşünülse de aslında bu yanıltıcıdır ve çıyanların 15 ila 177 çift ayakları vardır. Çıyanlar uzundurlar ve her bir segmentin bir çift ayağı içerdiği, segmentlere ayrılmış yassı bir vücutları vardır. Çıyanlar, birçok değişik renkte olurlar ama genellikle kahverengi ya da kırmızımsı turuncu renklerdedirler. Türlerine göre boyları 4 ile 152 mm arasındadır. Çıyanların başında bir çift uzun ve hassas anten bulunur. Küçük ağızları ve zehir bezelerinin bulunduğu pençe gibi büyükçe organları vardır. Çoğu cins çıyan aslında etobur hayvanlar olup geceleri avlanmaya çıkarlar ve solucan, örümcek ve küçük omurgalılar gibi kurbanlarını pençeleriyle paralize ederler. Davranışı, Beslenmesi ve Alışkanlıkları Yetişkin çıyanlar, kışları genellikle karanlık, nemli ve tenha yerlerde saklanırlar. Yazın ya da ilkbaharda yumurtalarını nemli toprağın içine bırakırlar. Çıyanlar büyüdükçe gövdelerinin diğer bölümleri ve kalan çift ayakları tamamlanır. Çoğu çıyanlar bir yıldan fazla, hatta bazıları altı yıla kadar yaşar. Çıyanlar evlere ve binalara girebilirler ama gündüzleri dolaşmazlar. Banyo, dolap, zemin kat gibi nemli yerlerde ve diğer haşerelerce tercih edilen yerlerde saklanırlar. Çıyanlar avlarını yoğun tüylerinin bulunduğu antenleriyle hissederler. Çene ayaklarındaki dişlerini kullanarak kurbanlarına zehir enjekte ederler ve kurbanlarını hareketsiz hale getirirler. Birinci ve ikinci çene ayağı yoluyla avlarını ağızlarına getirirler ve sonrasında alt çeneleriyle parçalarlar. Çoğu çıyanlar etoburdur ve yumuşak gövdeli böcekler, örümcekler, solucanlar ve diğer kırkayaklar da dâhil olmak üzere diğer eklem bacaklılardan beslenirler. Çıyan İstilasının Belirtileri Çıyanlar, genellikle kendilerinin fiziksel olarak görülmesi dışında varlıklarına dair başka herhangi bir iz bırakmazlar ve belirti göstermezler.

Latince Adı Ixodidae KENE
Familyası (en yaygın olan keneleri kapsar) Kenenin Dış Görünümü Kenelerin renkleri türlerine göre farklılık gösterir. Yetişkin keneler ay çekirdeği tanesinden (eğer kanla beslenip şiştiyse 1 cm’den uzun hale geleceklerdir) küçük olurlar ve kene larvaları 1mm’den kısadır. Kene Davranışı, Beslenmesi ve Tabiatı Genellikle ormanlık ve bitkilerin bol bulunduğu ortamlarda görülürler. Bazı türleri, yaşayabilmek için neme ihtiyaç duyarlar. Birçok kene cinsinin dişi ve erkekleri, memelilerin, kuşların ve sürüngenlerin kanlarıyla beslenirler. Üreme Bir kenenin dört adet yaşam evresi vardır: yumurta, larva, nimf ve yetişkin. Kenelerin larva döneminde sadece altı, yetişkin dönemlerinde ise sekiz bacakları vardır. Yaşamlarının her evresinde kanla beslenirler. Keneler, yaşam evreleri boyunca hayvanlar arasında taşıdıkları hastalık mikroplarını ya da organizmalarını kendilerinde taşımaya devam ederler. Kene İstilasının Belirtileri Bir istilanın en belirgin belirtisi kenelerin görülmesidir. İkincil belirtiler ise keneler tarafından taşınmış hastalık ya da sıvıların yarattığı tıbbi belirtilerdir. Bunlar, çok çeşitlilik gösterebilir ve bir teşhis için bir doktora danışmak gerekir.

Karıncalar
Karınca ile mücadele zor olabilir, ancak karıncaların davranışlarının sizin ve evinizin başına nasıl büyük belalar açabileceği hakkında bilmeniz gereken bazı şeyler vardır: • Giriş yeri: Karıncalar, su ve tatlı ya da yağlı yiyecek maddeleri bulmak için en küçük yarıklardan bile geçerek mutfağa, kilere ve yiyecek saklama odalarına girebilir. • Koku izleri: Karıncalar yiyecek kaynağını tespit ettiklerinde arkalarından gelenlerin takip edebilmesi için, feromon içeren gözle görünmeyen kimyasal bir iz bırakır. • Yuva yerleri: Evinizin içinde ya da dışarıda hemen hemen her yerde; çimenlik yerlerde, duvarlarda, kütüklerde, hatta inşaat temellerinin altında dahi yuva yapabilirler. • Koloni büyüklüğü: Kolonilerin büyüklüğü 300,000 ile 500,000’e kadar çıkabilir ve tehlike olduğunda tüm koloni hızlı bir şekilde yerlerinden ayrılıp tekrar başka bir yere yerleşebilir. • Koloninin ömrü: Bir koloni oldukça uzun bir süre devam edebilir. İşçi karıncalar yedi yıl ve kraliçe 15 yıla kadar yaşayabilir. • Profesyonel destek almadan mücadele etmenin etkisizliği: Karıncalardan kurtulmak için tek başınıza yaptığınız mücadele yöntemlerinin çoğu sadece gözle gördüğünüz karıncaları öldürür. Gerçekten etkili olan bazı yöntemler ise yuvalarına nüfuz edip bu alanları yok ederek tekrar geri dönüşlerini önler. Aynı zamanda bireysel ev çözümleri farklı türlerdeki karınca istilalarının farklı yöntemler gerektirdiği gerçeğini de hesaba katmaz. Karıncaların Yaşam Döngüsü Karıncaların birbirinden bağımsız ve çok farklı yaşam evreleri vardır: yumurta, larva, pupa ve yetişkin. Bu tam metamorfoz olarak bilinmektedir. Karınca türlerine ve ortam faktörlerine bağlı olarak yaşam döngüsünün tamamlanması genellikle birkaç haftayla birkaç ay arasında sürer. Yumurtalar Bir erkek karıncayla başarılı bir şekilde çiftleşen bir dişi karınca kraliçe karınca olacak ve yumurtlayacaktır. Yumurtlayabilen kraliçeler bir yuva (koloni) kurmak ve yumurtlamaya başlamak için korunaklı bir yer seçer. Karınca yumurtaları çok küçüktür yani çapı sadece bir milimetrenin yaklaşık yarısıdır. Yumurtalar aynı zamanda oval, beyaz ve saydamdır. Larva Yaklaşık 1-2 haftalık yumurta evresinden sonra, tırtıla benzer, bacaksız karınca larvası yumurtadan çıkar. Bu evrede yetişkin karıncalar zamanlarının çoğunu oldukça obur ve açgözlü olan larvaları, sindirip tekrar çıkardıkları yiyecek ve sıvılarla besleyerek geçirir. Pupa Larva tüy döküp deri değiştirdikten sonra pupa evresine girmiş olur. Pupa, ayaklarının ve anteninin katlı ve pupa gövdesine sıkışmış olması dışında yetişkinler gibi görünür. Başlangıçta karınca pupası genelde beyazdır, fakat yaşlandıkça yavaş yavaş koyu renkli olmaya başlar. Karınca türüne bağlı olarak pupa belki koruyucu bir kozanın içinde olabilir. Yetişkin Pupa evresi tamamlandığında yetişkin karınca ortaya çıkar. Çıkış anında yetişkin karınca büyümesini tamamlamıştır, fakat rengi yaşlandıkça koyulaşır. Yetişkin karıncalar üç farklı koloni kastından birisidir: kraliçeler, işçiler veya erkekler. Kraliçeler kolonideki tüm yumurtaları yapan, yumurtlayabilen dişilerdir. İşçiler üreyemeyen ama yiyecek toplayan, larvayı besleyen ve yuvayı muhafaza edip temizleyen dişilerdir. İşçiler kanatsızdır ve yiyecek peşinde koşmak ve koloniyi davetsiz misafirlerden korumak işçilerin görevidir. Erkek karıncalar kanatlıdır fakat onların tek vazifesi oğul verme (swarming) süresi içinde kraliçelerle çiftleşmektir. Evinizdeki Karıncalar Evinizdeki veya apartmanınızdaki karıncalar mevsimsel ya da yıllık bir problem olabilir. Birçok karınca türü yuvalarını dışarıda yapar ve yiyecek aramak için evinize geldiklerinde durum can sıkıcı olur. İyi bir yiyecek kaynağı keşfettikleri zaman gelmeye devam edip, yiyeceklerini toplayıp yiyeceği dışarıdaki kolonilerine tekrar bırakır. Fakat diğer karınca türleri binanın içine girip burada yuvalarını yapar ve evin içinin sürekli bir sakini olur. İstila yapabilen ve içeride kalmayı seçebilen daha yaygın karınca türlerinin bazısı kaldırım karıncaları, marangoz karıncalar, kokulu ev karıncaları, hırsız karıncalar, akrobat karıncalar ve firavun karıncalardır. Bu karıncalardan herhangi birisi mücadele açısından zorlaştırıcı olabilir, fakat firavun karınca içlerinde en zoru olmasa da mücadele etmesi en zor olanlardan biri olan bir iç mekân karıncasıdır. Türkiye’nin güney şehirlerinde birinde yaşıyorsanız kış yerine daha sıcak olan bahar, yaz ve son bahar aylarında iç mekânda veya dışarıdaki karıncalar genellikle bir problemdir. İçerideki karıncalar, yiyecek kaynaklarının, nemin yakınında ve duvar boşlukları, araç gereçlerin altları, pencere çerçevelerinin gerisi ve döşemelerin altları gibi gizli ve korunaklı yerlerde bulunabilir. Karıncalar, toplu halde yaşayan böceklerdir, yani insanlara yakın olarak yaşamaktan hoşlanırlar. Bizimle aynı bazı şeyleri yerler. Tatlılar, etler, nişastalar ve sıvılar... Evlerimizin, apartmanlarımızın ve ofis binalarımızın içinde yerleşmekten hoşlanmaları bu açıdan hiç de şaşırtıcı değildir.



 

www.balikesirbocekilaclama.com - Tüm Hakları Saklıdır
Telefon: - Mail: - Gsm: 0 533 771 43 16

English Arabia French German Italian Japanese Chinese Russian Spanish

Özgüweb.net

Sağ

hzz